Narin’in duruşması için Bursa’dan Diyarbakır’a gitti

Diyarbakır'da vahşice öldürülen Narin Güran cinayeti davası üçüncü gününde devam ederken, Bursa'dan da bir avukat duruşmaları yerinde izliyor. 3 gündür Diyarbakır'da bulunan Av. Mine Rana Kahraman, "Sanıklar sürekli yalan söylüyor, tanıklar çelişkili konuşuyor. Köyde herkes birbirini koruyor." dedi.

Narin Güran cinayeti davasında bugün üçüncü duruşma yapılıyor. İlk gün sanıkların savunmalarını dinleyen mahkeme, ikinci günde tanıkları dinledi. Mahkeme heyeti dün geç saatlere kadar duruşmayı sürdürdü. Dünkü duruşmaya, bir sanığın tanıklık yapmaktan vazgeçmesi, babanın bütün sanıkları suçlaması ve bir tanığın da Narin’in cesedinin bulunduğu gün köydeki kadınların kavga ettiğini doğrulaması damga vurdu. Yüksel Güran’ın kardeşi Yasemin Gül, Maşallah Güran’ın birilerini suçlayarak, “Boyun devrilsin, gözün kör olsun, Allah belanı versin” beddualarını ettiğini söyledi. Mahkeme Başkanı gizli tanık iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Başkan “Mahkememize ulaşan gizli tanık ifadesi yok.” dedi. Duruşmanın ikinci gününde, sanıkların işkence altında ifade, olayın şoku ve başka gerekçeleri ileri sürerek, kolluk ifadelerini reddetmesi, önemli konuları hatırlamadıklarını söylemesi dikkat çekti. Sanıklar kritik konuları genelde hatırlamadıklarını ileri sürdü. Avukatlar, işkence iddialarına karşılık, sanıklar tarafından herhangi bir suç duyurusunun yapılmadığını dikkate sundu. Duruşmanın üçüncü gününde ise 9 yeni tanık dinlenecek.

Tüm Türkiye’nin dikkatle takip ettiği davaya Bursa’dan da bir isim katılıyor. Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği UCİM) üyesi Av. Mine Rana Kahraman.

Türkiye’nin her yerindeki çocuk istismarı davalarına UCİM adına katılan Av. Mine Rana Kahraman, perşembe gününden beri Diyarbakır’da gelişmeleri takip ediyor.

Av. Kahraman, izlenimlerini Olay gazetesi başyazarı Ahmet Emin Yılmaz’a şöyle anlattı:

‘SANIKLAR SÜREKLİ YALAN SÖYLÜYOR’

“Narin’i kimin öldürdüğünün ortaya çıkmasını istiyoruz. Yargılamanın seri yapılması olumlu, fakat sanıklar sürekli yalan söylüyor, tanıklar çelişkili konuşuyor. Köyde herkes birbirini koruyor. Bu tür her davada olduğu gibi çocukları korumak için oradayız. Çünkü çocukların korunması gerekir.”

Exit mobile version