Bursa İznik’te faaliyet gösteren hemşehri dernekleri, ilçenin adının uyuşturucu, gasp, hırsızlık ve şiddet olaylarıyla anılmasına tepki göstererek ortak bir bildiriyle huzur, güven ve kardeşlik çağrısında bulundu.
Bursa’nın “Sakin Şehir” (Cittaslow) ünvanlı tarihi ve turistik ilçesi İznik’te, son dönemde yaşanan asayiş olaylarına karşı sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar tek ses oldu. İlçede faaliyet gösteren 8 hemşehri derneğinin öncülüğünde bir araya gelen yüzlerce vatandaş, ortak bir basın açıklaması gerçekleştirerek suç ve suçlulara karşı birlik mesajı verdi.
Kamuoyunda derin üzüntü yaşatan şiddet olaylarının ardından tek bir çatı altında toplanan İznik Hemşehri Dernekleri, yaptıkları ortak açıklamada etnik köken ya da mahalle ayrımı gözetmeksizin, ilçenin huzurunu bozan her türlü suç odaklarına karşı kararlı bir duruş sergileyeceklerini vurguladı.
“Meselemiz insanlar değil, suçtur”
İznik Hemşehri Dernekleri adına yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Değerli hemşehrilerimiz, saygıdeğer basın mensupları, bugün burada, sekiz hemşehri derneğinin öncülüğünde, İznik’i seven, bu şehrin huzurunu, güvenliğini ve geleceğini önemseyen vatandaşlar olarak bir araya gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle son günlerde ilçemizde meydana gelen ve kamuoyunun vicdanında derin bir üzüntü ve elem oluşturan olay nedeniyle mağdur olan vatandaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Bugün burada toplanmamızın amacı güzide şehrimizde yaygınlaşan suç ve suçların karşısında omuz omuza saf tutmaktır. Bizim meselemiz insanlar değil, suçtur. Türk Ceza Kanunu 1. maddesinde, ’Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemek’ olduğu belirtilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Kişi hak ve özgürlüklerinin, kamu düzen ve güvenliğinin, hukuk devletinin, kamu sağlığının ve çevrenin, toplum barışının korunması elzem ve ehemmiyetlidir. Bölmeye değil birleştirmeye, ayrıştırmaya değil kucaklamaya, kavgaya değil barışa, vandallaşmaya değil medenileşmeye inanıyoruz. Bizim mücadelemiz kişisel değil, ilçemizin huzurunu bozan her türlü suç ve suçluya karşıdır. Çünkü biliyoruz ki suçun milliyeti olmaz. Suçun etnik kökeni olmaz. Suçun mezhebi olmaz. Suçun meşrebi olmaz. Suçun mahallesi olmaz. Suç, kim tarafından işlenirse işlensin suçtur ve hukuk önünde karşılığını bulmalıdır.”
“İznik ’Sakin Şehir’ unvanına yakışır şekilde anılmalıdır”
Açıklamada, İznik’in dört büyük medeniyete başkentlik yapmış kadim bir inanç ve kültür merkezi olduğu hatırlatılarak, ilçenin uyuşturucu, gasp ve tefecilik gibi suçlarla anılmasının kabul edilemez olduğu ifade edilerek şöyle denildi:
“İznik, sıradan bir şehir değildir. İznik; Roma’nın, Bizans’ın, Selçuklu’nun ve Osmanlı’nın izlerini taşıyan, hatta bu büyük devletlerin başkentliğini yapmış kadim bir medeniyet merkezidir. İznik; sadece bölgemiz tarihine değil dünya tarihine yön veren önemli kararların alındığı bir inanç merkezidir, sanat merkezidir, kültür merkezidir. İznik; gölüyle, surlarıyla, camileriyle, kiliseleriyle, çinileriyle, tüm tarihi eserleri ve kültürel zenginliğiyle yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın göz bebeği şehirlerinden biridir. İznik, ’Sakin Şehir’ anlamına gelen Cittaslow unvanını taşımaktadır. Bu şehir; huzurun, kardeşliğin, hoşgörünün ve birlikte yaşama kültürünün sembolüdür. İşte tam da bu sebeple şiddet olayları, uyuşturucu ticareti, gasp, hırsızlık, tefecilik, kasten yaralama ve benzeri suçlarla anılmak İznik’e yakışmamaktadır. Bu şehrin çocukları korkuyla değil umutla büyümelidir. Bu şehrin gençleri suç örgütlerinin değil eğitimin, sporun ve kültürün içerisinde yer almalıdır. Bu şehrin aileleri, bu şehrin ebeveynleri, evlatlarını endişeyle değil güvenle sokağa gönderebilmelidir. Müreffeh, aydınlık ve yaşanabilir bir İznik istiyoruz! Bizler hiçbir mahallemizin suçla özdeşleşmesini istemiyoruz. Hiçbir gencimizin uyuşturucu batağına sürüklenmesini istemiyoruz. Hiçbir vatandaşımızın can güvenliği konusunda kaygı duymasını istemiyoruz. Bu nedenle bugün burada yükselen ses; öfkenin değil sağduyunun sesidir. Bu ses; ayrışmanın değil birlik olmanın sesidir. Bu ses; kutuplaşmanın değil kardeşliğin sesidir.”
“Kardeşlik çağrımız, suç karşısında sessizlik değildir”
İznik’te yaşayan herkesin eşit ve onurlu birer fert olduğunu belirten dernekler, emniyet ve yargı güçlerine olan güvenlerini yinelerken, toplumsal iş birliğinin önemine şöyle dikkat çekti:
“Hiçbir etnik milliyeti ayırt etmeksizin ve ayırmaksızın, Anadolu’nun dört bir yanından gelmiş vatandaşlarımız, hemşehrilerimiz bu şehrin ayrılmaz parçalarıdır. Hepimiz aynı sokaklarda büyüyor, aynı pazarda alışveriş yapıyor, aynı camilerde ibadet ediyor, aynı bayrak altında yaşıyoruz. Bizleri birbirimize düşürmeye çalışan hiçbir anlayışa izin vermeyeceğiz. Ancak kardeşlik çağrımız, suç karşısında sessizlik anlamına da gelmemektedir. Suç işleyen kim olursa olsun hukuk önünde hesap vermelidir. Hiç kimse yaşadığı mahalleye, ailesine veya mensup olduğu topluluğa güvenerek suç işleme cesareti bulmamalıdır. Devletimizin ilgili kurumlarının ilçemizdeki güvenlik sorunlarının çözümü noktasında gerekli adımları atacağına inanıyoruz. Emniyet teşkilatımıza, jandarmamıza, savcılığımıza ve yargı mensuplarımıza güveniyoruz. Bu mücadele yalnızca güvenlik güçlerinin değil, toplumun bütün kesimlerinin ortak meselesi ve mücadelesidir. Devlet mensuplarımız ve sivil toplum teşkilatlarımız başta olmak üzere Derneklerimizin, muhtarlarımızın, öğretmenlerimizin, din görevlilerimizin, esnafımızın ve ailelerimizin el ele vermesi gerekmektedir. Çünkü güçlü ve medeni toplumlar yalnızca suçluların cezalandırılmasıyla değil, suçun ortaya çıkmasına neden olan şartların ortadan kaldırılmasıyla inşa edilir.”
“Biz çocuklarımızın geleceğini korumak istiyoruz”
Basın açıklaması, İznik’in geleceği için birlik ve beraberlik içinde çalışmaya devam edileceği vurgusuyla şöyle son buldu:
“Bugün buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Biz kavga istemiyoruz. Biz husumet istemiyoruz. Biz ayrışma istemiyoruz. Biz ötekileştirme istemiyoruz. Biz huzur istiyoruz. Biz güven istiyoruz. Biz kardeşlik istiyoruz. Biz çocuklarımızın geleceğini korumak istiyoruz. Biz İznik’in adının güzelliklerle, tarihiyle, kültürüyle ve turizmiyle anılmasını istiyoruz. İznik’in adı suçla değil medeniyetle anılmalıdır. İznik’in adı kavgayla değil kardeşlikle anılmalıdır. İznik’in adı korkuyla değil huzurla anılmalıdır. İznik’in adı vandallıkla değil tarih ve bazilika ile anılmalıdır. İznik’in adı kargaşa ile değil sükûnet ile anılmalıdır. Bugün burada bulunan herkese şükranlarımızı sunuyoruz, teşekkür ediyoruz. Bu yürüyüşe ve açıklamaya katılan tüm hemşehrilerimizi sağduyulu duruşlarından dolayı tebrik ediyoruz. İnanıyoruz ki birlik olduğumuz sürece aşamayacağımız hiçbir sorun yoktur. Hep birlikte daha güvenli, daha huzurlu ve daha güçlü bir İznik için çalışmaya devam edeceğiz.”
Vatandaşların yoğun destek verdiği basın açıklaması olaysız bir şekilde sona erdi.

