Denizli’de lösemiyle mücadele eden 54 yaşındaki Reyhan Erdoğan, yıllar önce Almanya’dan bulunan kök hücre bağışçısıyla hayata tutunurken, 37 yaşındaki Gamze Örün ise kendisi için bulunan bağışçıyla nakil olup sağlığına kavuşacağı günü bekliyor.
Reyhan Erdoğan’a, yüksek ateş, kilo kaybı, halsizlik, geçmeyen diş eti kanamaları ve öksürük şikayetleriyle 2018’de başvurduğu hastanede lösemi teşhisi konuldu.
Tedavi sürecinin ardından 2019’da kök hücre nakli için donör aranmaya başlandı. Öncelikle ailesinden uygun donör bulunması için tarama yapıldı ancak uyumlu verici çıkmadı. Bunun üzerine Türk Kök Hücre Koordinasyon Merkezi’ne (TÜRKÖK) başvuruldu. TÜRKÖK’te yapılan taramada yüzde 90 uyumlu bir donör bulundu. Bu haber Erdoğan ve ailesinde büyük sevinç oluşturdu ancak kısa süre sonra donörün bağıştan vazgeçtiği bildirildi.
Erdoğan, o gün yaşadığı hayal kırıklığını hastalık tanısını aldığı günden daha ağır yaşasa da bu kez Almanya’dan yüzde 100 uyumlu, 25 yaşında bir donör bulunduğu haberi geldi.
Ancak önceki deneyim nedeniyle sevinçle birlikte yeniden hayal kırıklığı yaşama korkusu oluşan Erdoğan, yapılan nakille sağlığına kavuşarak diğer hastalara umut olmaya çalışıyor. Reyhan Erdoğan ağır kemoterapi sürecinde yüksek ateş ve şiddetli ağrılar yaşadığını, nefes almakta zorlandığını, yemek yiyemediğini ve 7 gün 24 saat kemoterapi aldığını söyledi. Tedavi sırasında 5 kez yoğun bakıma girdiğini ve her seferinde ailesine ölüm ihtimalinin anlatıldığını ifade eden Erdoğan, “Ölümle çok kez burun buruna geldim. Toplamda 5 kez yoğun bakıma girdim. Her seferinde çocuklarıma ‘Annenize vedalaşın, çıkamayabilir’ denildi. Ben nakil sonrasında hayata yeniden tutundum.” dedi.
Erdoğan, hastaneye ilk yatırıldığında 6 aylık olan torununu nakil sonrasında yeniden gördüğünde yaşadığı mutluluğu unutamadığını anlattı.
Tedavi sürecinde yaklaşık 1,5 yıl hastanede kaldığını belirten Erdoğan, tamamen nakil olduktan sonra dışarı çıktığında torununun ikinci doğum gününü kutladığını söyledi.
Bugün 9 yaşında olan torununu büyürken gören ve oğlunun evliliğine de şahit olduğunu anlatan Erdoğan şöyle devam etti:
“Oğlumun evlendiğini gördüm mesela, oğlum bekardı o zamanlar. Birçok şeye yeniden başladım. Hayatımda yeni bir sayfa açtım. Şu anda ilaç kullanmıyorum. 3 ayda bir kontrollerim sürüyor. Önceden hiç yerimden bile kalkamıyordum.”
Erdoğan, kendisine ikinci bir hayat şansı veren donörüyle tanışmayı ise en büyük dileklerinden biri olarak gördüğünü anlatarak, “Beni annem bir kez doğurdu ama bence ikinci kez bana bu hayatı veren donörümdü. Onu tanımak, ona teşekkür etmek, ona kocaman sarılmak isterdim. Bana bu şansı verdiği için.” diye konuştu.
Erdoğan, gönüllü bağışçılara “kararınızı kesin verdikten sonra gönüllü olun” çağrısında bulunarak, “Çünkü bizim yaşama sevincimizi değil, sonraki mutluluklarımızı da elimizden almış oluyor vazgeçtikleri anda.” ifadelerini kullandı.
– “Ben hayatımı bekliyorum”
Lösemi hastası olan 37 yaşındaki 3 çocuk annesi Gamze Örün de kök hücre nakli için donör bekliyor. Örün ise mayıs ayında lösemi teşhisi konulduğunu belirterek, yaklaşık 4 aydır hastanede tedavi gördüğünü ve nakil sürecine hazırlandığını anlattı.
TÜRKÖK’e yapılan başvuru sonucunda gönüllü bağışçısının bulunduğunu belirten Örün, “Yani bir saat içinde bana dönüş yapılması bana inanılmaz bir umut oldu. Hani çünkü bu 4 aylık süreçte acaba bağışçı bulunacak mı, bulunmayacak mı… Çünkü kendi kanımdan olan insanlarla bile dokum uymamıştı benim.” dedi.
Örün, halkın kök hücre bağışı konusunda daha fazla bilinçlenmesi gerektiğini vurgulayarak, “4 aylık sürecimde sağlığın, hayatın bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum. 4 aylık süreç bana bunu gösterdi. Bağış konusunda da öyle, yani bağışın ne kadar önemli olduğunu bilmiyordum. Bu konuda da çok düşündüm. Teşekkür ediyorum buradan herkese. Ben iyileşeceğime hep inanarak tedavi gördüm. Hiç umudumu kaybetmedim. Evet zorlu süreçler yaşadım, ateşlendim, yataktan kalkamadım. Destekle lavaboya gidebildim, destekle yemek yedim. Ama hepsi geçti şu anda, ilik naklimi bekliyorum artık.” dedi.
Sağlığına kavuşacağı günleri beklediğini belirten Örün, “İnşallah o da geçecek ve ben sağlığıma kavuşacağım donörüm sayesinde. Donörüme şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum. Ben hayatımı bekliyorum. Sizler bu hayata umut olabilirsiniz demek istiyorum herkese.” diye konuştu.
– “Bir hayat doğuyor, bir hayat yeniden başlıyor”
Pamukkale Üniversitesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kök Hücre Nakil Ünitesi Sorumlusu Doç. Dr. Sibel Kabukçu Hacıoğlu ise kök hücre naklinin akut lösemiler, kemik iliği yetmezlikleri, bağışıklık yetmezlikleri ve ağır anemi gibi hastalıklarda kür sağlayabilen bir tedavi yöntemi olduğunu söyledi.
Hastalardan alınan kök hücrelerin bazı hastalıklarda kullanılamadığını, bu nedenle dışarıdan donöre ihtiyaç duyulduğunu belirten Hacıoğlu, doku uyumunun kan grubu uyumundan farklı olduğuna dikkati çekti.
Hacıoğlu, “Bir vericinin, bir hastamızın verici bulma ihtimali akrabasından sadece yüzde 30. Yüzde 70’inde bu akraba dışı vericiye ihtiyacımız oluyor.” dedi.
Kök hücre bağışının ameliyat olmadığını vurgulayan Hacıoğlu, gönüllülerden önce 3 tüp kan alınarak kayıt oluşturulduğunu, uygun eşleşme olduğunda ise kök hücrelerin özel bir işlemle kandan toplandığını anlattı.
Bağış sırasında kök hücrelerin vücutta yeniden üretildiğini ifade eden Hacıoğlu, “Donörden hiçbir şey eksilmiyor. Ama ne oluyor, bir hayat doğuyor, bir hayat gelişiyor, yeniden bir hayat başlıyor. Bu çok kıymetli bir adım.” diye konuştu.
– “Lütfen bundan vazgeçmeyin”
Gönüllü bağışçıların kararlarını iyi düşünerek kayıt yaptırması gerektiğini belirten Hacıoğlu, eşleşme sonrasında bağıştan vazgeçilmesinin hastalar ve aileleri açısından ağır bir süreç oluşturabildiğini söyledi.
Reyhan Erdoğan’ın da yüzde 90 uyumlu donörünün bağıştan vazgeçmesi nedeniyle bu süreci yaşadığını aktaran Hacıoğlu, “Eğer donör olmaya karar verdiyseniz lütfen bundan vazgeçmeyin. Çünkü biz bu haberi hastamıza verdiğimiz zaman orada bir bayram neşesi oluyor.” dedi.
TÜRKÖK’te donör sayısının 1 milyon 250 bini aştığını ve 8 bin hastanın bu sistem üzerinden tedavi edildiğini belirten Hacıoğlu, 18-35 yaş arasında ve herhangi bir hastalığı bulunmayan kişileri gönüllü kök hücre bağışçısı olmaya çağırdı.
Hacıoğlu, “Siz de bu kıymetli süper kahramanlardan biri olabilirsiniz. 18-35 yaş arasındaysanız, herhangi bir hastalığınız yoksa lütfen siz de gelin, bu hikayenin başlangıcı olun. Belki de şu anda bir hastanın yaşam hikayesi siz olabilirsiniz.” dedi.




