Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Uyku laboratuvarı hayat kalitesini artırıyor

Bursa’da vatandaşların yoğun talebi üzerine Bursa Şehir Hastanesi Uyku Laboratuvarı

Bursa’da vatandaşların yoğun talebi üzerine Bursa Şehir Hastanesi Uyku Laboratuvarı kapasitesi artırıldı. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğünün desteğiyle laboratuvara 2 yeni oda kazandırılırken, uzmanlar horlama, uykuda nefes kesilmesi ve gündüz uyuklaması gibi belirtilerin uyku apnesine işaret edebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Bursa Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Koç, uyku apnesinin yalnızca gece uykusunu etkileyen bir rahatsızlık olmadığını, tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Uyku apnesinin, uyku sırasında nefesin durması veya ciddi şekilde yavaşlaması olarak tanımlandığını belirten Koç, “Kaliteli bir uyku uyuyamadığımız için ertesi gün sabah ciddi anlamda yorgun hissederiz. Baş ağrısı, bitkinlik ve halsizlik olabilir. Uyku apnesi tedavi gerektiren ciddi bir tablodur” dedi.

Koç, uyku apnesinin kalp krizi, inme ve felç gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, gündüz aşırı uyku halinin de özellikle araç kullanan kişiler açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. “Uyku apnesi olan bireyler gündüz uyuyakalabiliyor. Bu durum direksiyon başında uyuyakalmaya ve trafik kazalarına da yol açabiliyor” diyen Koç, belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Uyku apnesinin teşhisinin altın standart yöntemin polisomnografi olduğunu ifade eden Koç, uyku laboratuvarında hastaların bir gece boyunca takip edildiğini söyledi. Koç, “Polisomnografi, hastanede bir gece yatarak yapılan bir işlem. Vücudun farklı yerlerine elektrotlar bağlanıyor ve bütün gece boyunca hastanın uykusu değerlendiriliyor. Uykuda nefes durması oldu mu, olduysa nasıl bir nefes durması, beraberinde oksijen değeri düştü mü, vücutta farklı problemler ortaya çıktı mı, bunların tamamı değerlendiriliyor” şeklinde konuştu.

“Tedavi hastaya göre belirleniyor”

Uyku apnesinde tek bir tedavi yönteminin bulunmadığını belirten Koç, hastalığın derecesine göre farklı tedavi seçeneklerinin uygulandığını söyledi. Koç, “Eğer hafif bir uyku apnesi varsa tedavi yöntemi değişiyor. Ancak orta ağır veya ağır bir uyku apnesi varsa PAP cihazı dediğimiz, pozitif hava bası vererek daralan ve tıkanan hava yollarını açan cihazlarla tedavi uygulanıyor” dedi.

Uyku apnesi bulunan hastaların önemli bir bölümünde kilo probleminin de görüldüğünü belirten Koç, tedavinin yalnızca cihaz kullanımından ibaret olmadığını ifade etti. Koç, “Hastaların profesyonel destek almaları ve yaşam tarzını değiştirmeleri gerekiyor. Sadece cihaz tedavisi değil, beraberinde yaşam tarzı değişikliği ve kilo vermesi için profesyonel destek de alması gerekir. Bununla beraber uyku apnesinin tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım gerekiyor” diye konuştu.

Koç, tedavi sürecinde Göğüs Hastalıkları uzmanının yanı sıra gerektiğinde nöroloji, kardiyoloji ve diyetisyen gibi farklı branşların da sürece dahil olabildiğini söyledi. Polisomnografi işleminin bütün gece sürdüğünü belirten Koç, hastaların işlem öncesinde günlük uyku düzenlerine benzer şekilde hazırlanmalarının önemli olduğunu söyledi. Koç, “İşleme gelecek olduğunuz zaman akşam çay, kahve ve asitli içecekleri tüketmemeniz, ağır bir öğün yememeniz ve ağır egzersiz yapmamanız gerekiyor. İşleme gelirken pijama, terlik ve rahat kıyafetler getirebilirsiniz” dedi.

Hastaların laboratuvarda evde uyudukları şekilde uyuduklarını belirten Koç, “Akşam evde yattığınız şekilde işlem odasına alınırsınız. Sadece problar ve elektrotlar bağlanır. Gece burada evde uyuduğunuz şekilde uyursunuz. Sabah işlem bittikten sonra elektrotlar ayrılır ve işlem sonlandırılır. Daha sonra evinize gidebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

İşlemin herhangi bir ağrıya neden olmadığını da belirten Koç, “Polisomnografi invaziv bir işlem değil. İşlem esnasında herhangi bir ağrı veya sızı hissetmezsiniz” dedi.

“Bu belirtilerden biri varsa başvurun”

Horlama, uykuda nefes durması ve gündüz uyuklamasının uyku apnesi açısından önemli belirtiler olduğunu ifade eden Koç, bu üç belirtinin aynı anda görülmesinin şart olmadığını söyledi. Koç, “Horluyorsanız, gece nefesiniz duruyorsa, bunu siz veya eşiniz fark ediyorsa ya da gündüz uyuklamanız varsa, bu üç semptomdan herhangi biri mevcutsa mutlaka uyku laboratuvarı olan bir hastaneye başvurmanız gerekiyor. Üçünün beraber olması şart değil” dedi.

Göğüs Hastalıkları uzmanı tarafından yapılacak muayenenin ardından gerekli görülmesi halinde hastaların uyku laboratuvarına yönlendirileceğini belirten Koç, erken başvurunun tanı ve tedavi açısından önem taşıdığını ifade etti.

Uyku Laboratuvarına 2 yeni oda

Vatandaşların yoğun talebini karşılamak ve daha hızlı hizmet sunabilmek amacıyla Uyku Laboratuvarının kapasitesinin artırıldığını belirten Koç, “Vatandaşlarımıza daha hızlı hizmet sunabilmek adına Bursa İl Sağlık Müdürlüğümüzün talimatı ile kapasitemizi 2 yeni ilave oda ile artırdık. Horlama, uykuda nefes kesilmesi ve sabah yorgun uyanma gibi sorunlarınızda modern altyapımızla yanınızdayız” diye konuştu.

Koç, hizmet kalitesinin ve kapasitesinin artırılmasına sağladıkları katkı ve desteklerden dolayı Sağlık Bakanlığına ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğüne teşekkür etti.